Bugün: 20 Haziran 2024 Perşembe
Favorilerime Ekle | Künye | Reklam
Ana Sayfa | YH Mekan
Print Al

Molla Zeyrek Camii ihtişamıyla dikkat çekiyor

7 Eylül 2023 Perşembe::

Bizans İmparatorluğunun 899 yıl önce yaptırdığı Pantokrator Manastır Kilisesi, İstanbul’un fethinden sonra Molla Zeyrek Camii'ye dönüştürüldü. Şehrin Ayasofya’dan sonra günümüze ulaşan ve kullanılabilir haldeki en büyük dini yapısının altında bir mezar şapeli bulunuyor. İhtişamıyla dikkat çeken Molla Zeyrek Camii havadan görüntülendi.

Yazı Boyutu : A A A A

Bizans İmparatorluğu tarafından 1118 yılında yapımına başlanan Pantokrator Manastırı Kilisesi, 1124 tarihinde tamamlandı. Tarihi yapının Bizans döneminde typikon adı verilen vakfiyesi 1136 yılında yazılarak impartor tarafından mühürlendi. Dönemin önemli dini yapılarından olan kilise 3 bölümden meydana geldi. Kilisenin bölümlerinden güney taraf evrenin hakimi Pantokrator İsa’ya, kuzey bölümü Şefkatli Meryem’e ve ortadaki yer ise mezar şapeli olarak Başmelek Mikael’e adandı.

Molla Zeyrek Camii ihtişamıyla dikkat çekiyor

Latin istilasında yağmalanan yapının içindeki birçok eser Venedik’e götürüldü. İstanbul’un 1453 yılında fethedilmesiyle birlikte camiye dönüştürülen yapı adını dönemin büyük alimlerinden medreseye müderris olarak atanan Molla Zeyrek Mehmed Efendi’den aldı. Deprem ve yangınlardan büyük hasar gören ve zamanın iyi davranmadığı tarihi yapı 2009 yılında restorasyona alındı. Uzun soluklu restorasyonun ardından 2019’da tekrar ibadete açıldı.

Molla Zeyrek Camii ihtişamıyla dikkat çekiyor

Restorasyon sırasında ise kuzey bölümde yer alan Şefkatli Meryem'e adanan yapının altında bir mezar şapeli keşfedildi. Şehrin Ayasofya'dan sonra günümüze ulaşan ve kullanılabilir halde olan dini yapısının zemininde Bizans dönemine ait ünlü mozaikler bulunuyor. 1986 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil olan Molla Zeyrek Camii havadan görüntülendi.

Molla Zeyrek Camii ihtişamıyla dikkat çekiyor

“Başmelek Mikael’e adanmış olan mezar şapeli bulunuyor”

Molla Zeyrek Camii hakkında bilgi veren Arkeolog Murat Sav, “Her 3 yapının da ana kubbesi bulunuyor. Sadece orta bölümdeki Mikael Şapeli olarak adlandırılan mekanda arka arkaya iki tane kubbe söz konusudur. Şu an içinde bulunduğumuz güney tarafındaki yapı Hz. İsa’ya adanan yapıdır. En kuzey taraftaki yapı ise Şefkatli Meryem’e adanan yapıdır. Bu ikisinin ortasında ise Başmelek Mikael’ e adanmış olan mezar şapeli bulunuyor. İşin güzel tarafı, hem bu yapının içinde hem de şapele doğru devam eder vaziyette zeminde son derece güzel ve o dönemden kalma opus sectile adı verilen mozaik döşemeler yer alıyor. Bu mozaik döşemeler camlarla kaplanarak meraklıları için gerektiğinde görülebilir şekilde bırakıldı.

Molla Zeyrek Camii ihtişamıyla dikkat çekiyor

1453 yılında İstanbul’un fethiyle beraber Fatih Sultan Mehmed’in kendi vakfiyesine bağlı olarak eski adı Pantokrator Manastırı Kilisesi, Molla Zeyrek Camii olarak külliyeye dönüştürülüyor. Sadece cami olarak kullanılmıyor. Daha henüz İstanbul’da Osmanlı geleneği doğrultusunda bir külliyeleşme ve kompleks oluşturma dönemi başlamamıştı.

Molla Zeyrek Camii ihtişamıyla dikkat çekiyor

Onun için uzun yıllara ihtiyaç vardır. Öncelikle burada 3 yapı camiye dönüştürülüyor. Buranın diğer birimleri ise Osmanlı’nın İstanbul’daki ilk eğitim kurumu olarak medreseye dönüştürülüyor. Fetih yıllarında burada ders veren Zeyrek Molla Mehmed Efendi’nin adından dolayı da Molla Zeyrek Camii olarak adlandırılır. Aynı zamanda burada Akşemseddin de dersler vermiştir” dedi.

Molla Zeyrek Camii ihtişamıyla dikkat çekiyor

“Son derece özel bir yapı ve özgün bir şekilde günümüze ulaştı”

Molla Zeyrek Camii’nin günümüze özgün şekilde ulaştığını anlatan Murat Sav, “Fetihten sonra ise Fatih Sultan Mehmed’in kendi vakfiyesine bağlı olarak sayılan İstanbul’da sur içinde 4 tane kilise camiye dönüştürülmüştür. Onlardan bir tanesidir burası. Silivri ve Galata’da dönüştürülen kiliseler ayrı bir şehir olarak tanımlandığı içindir. Kuzey tarafta Meryem Kilisesi olarak bildiğimiz yapının altında günümüzden yaklaşık 10 yıl önce bir altyapı keşfedildi. Bu altyapı aynı üst yapının özellikleri dahilinde izdüşümü şeklinde yapılmış.

Molla Zeyrek Camii ihtişamıyla dikkat çekiyor

Sadece aradaki bu 3 nefleri ayıran kemerlerin oturmuş olduğu sütunların araları duvarla örülerek kapatılmış. Büyük bir ihtimalle yaşanılan statik talihsizlik sonucunda böyle yapıldı. İlk camiye dönüşüm sırasında yapıya o dönem bir minare eklendi. Genellikle bu arada minarelerde şerefelerine kadar özgün olarak kalırdı. Çünkü üst taraflar biraz daha kırılgan olduğu için çabuk etkileniyordu. Hünkar Mahfili, Sultanların namaz kılması için yine aynı dönem 18. Yüzyılda eklenmiştir.

Molla Zeyrek Camii ihtişamıyla dikkat çekiyor

Son derece özel bir yapı ve özgün bir şekilde günümüze ulaştı. Molla Zeyrek Camii de İstanbul’daki diğer tüm camilerin olduğu gibi Vakıflar Genel Müdürlüğünün mülkiyetindedir. Yönetimi de Fatih Sultan Mehmed’in vakfiyesi doğrultusunda yapılmaktadır. Bu tür yapıların korunması ve mevcudiyetlerinin devamı için gerekli intizam gösterilmektedir. Bu tür yapıların özel bir öneme ihtiyacı var” şeklinde konuştu.

Molla Zeyrek Camii ihtişamıyla dikkat çekiyor

Semanur Kaygısız - Ahmet Faruk Sarıkoç

Anahtar Kelimeler:

Yorumlar
Yorumlarınızı yazmak için tıklayın>>
Bu haber için henüz yorum yapılmamış.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
İktibas Yazarlar

Namaz Vakitleri
İnsan Kaynakları
Şirket Kültürü
Kişisel Gelişim
Liderlik
İş Yönetimi
En Çok Okunanlar
En Çok Yorumlananlar
Künye | Bize Ulaşın | Gizlilik İlkeleri
Copyright ©2012 yonetimhaber.com | | info@yonetimhaber.com
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz © 2011-2012, Tüm Hakları Saklıdır.